Ruh:
İnsan ruh, nefis, akıl ve bedenden mürekkep bir varlıktır bu dünyaya nefsinin hevası peşinde koşmaya gelmedi. Ruhunu tekamül ettirmeye geldi. Önümüzde iki yol var ve irademiz var.
Ruh nedir;
İsra Sûresi ﴾85﴿ Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: “Ruh rabbimin emrindendir ve size pek az bilgi verilmiştir.”
Ruhun net bir tanımı yapılamamıştır.
Diyanet kaynakları şöyle der;
“Terim olarak çoğunlukla “bedenin zıddı olan, yani insanın mânevî cevherini ve özünü oluşturan, onu insan yapan ve diğer bütün varlıklardan ayrı olmasını sağlayan soyut varlık” olarak anlaşılmıştır.”
İnsan;
- Uyurken suç işledi diye suçlanamaz
- Uyurken konuşamaz 3. Duyduklarını idrak edemez.
Fahri Razinin beyanı vechile;’Bazı alimlere göre insan ruhtur.’
İslam alimleri ruhi sultani ve ruhi hayvaniden bahseder. Uyurken kalp atar ama idrak yoktur. Duyduğunu alamaz. O uykuda iken bedende kalan bedeni çalıştıran ruhi hayvanidir. Uyuyunca giden uyanınca bedene geri gelen ruhi sultanidir.
Ruh böyle bir cevher. Ruhun gıdası ibadet,
bedenin gıdası yemek, aklın gıdası ilim, nefsin gıdası irade ile ıslahtır. Eğer ruh ihmal edilir ve ha bire nefsin lezzetleri peşinde koşulur ise nefis akla hakim olur. İnsan ömrü nefsin arzuları peşinde biter. Helâl dairedeki lezzet keyfe kâfidir. Lezzetler yasak değil.
Akıl vahiy ile eğitilir, nefis peygamber kılavuzluğunda tezkiye edilir ise ruh güzelleşir nurlanır bu da bedene yansır. Görmek için camilerdeki nur yüzlü insanlara bakılabilir.
“Secde izleri onların yüzündedir.” Fetih suresi






