İşsizliğin Gerçek Reçetesi: Kamu İhalelerinin Kooperatiflere verilmesi ve Sermayenin Halka İadesi
Dünya ekonomisi 180 trilyon dolarlık devasa bir hacme ulaştı ancak sokaktaki insanın gerçeği değişmiyor: İşsizlik, yoksulluk ve adaletsiz bölüşüm. Mevcut sistemde sunulan “işsizliğe çözüm” paketleri, ne yazık ki sermayeyi yine büyük odaklara aktaran, halkın derdine sadece pansuman yapan geçici hamlelerdir.
İktisadi Tomografi ile yapılan teşhis nettir: İşsizliğin temel sebebi, sermayenin halktan koparılarak “birikim mikrobu” ile belirli ellerde dondurulmasıdır.
İhaleler Neden Şirketlere Değil, Kooperatiflere Verilmeli?
Bir devlet ihalesi dev bir holdinge verildiğinde, o kaynağın büyük kısmı lüks tüketime (yat ve kotra) gider. Ancak aynı ihale, tabana yayılmış kooperatifler üzerinden halka açıldığında mucizevi bir dönüşüm başlar:
- Maaşlı İşçilikten Kâr Ortaklığına: Halk, başkasının işinde düşük ücretle çalışan bir “kaynak” olmaktan çıkar; projenin sahibi ve kâr ortağı haline gelir.
- Sermayenin Kılcal Damarlara Sızması: İhaleden elde edilen katma değer, binlerce ortağa “Büyüme Katılım Payı” olarak dağılır. Bu para doğrudan yerel pazara, yani peynir ekmek davasına akar.
- İtibar Senedi ile Sistemin Açılması: Küçük üreticinin önündeki “banka teminatı” engeli kaldırılmalı, serbest piyasanın gerçek mihenk taşı olan itibar teminat kabul edilmelidir. Halkın bir araya gelerek oluşturduğu güven, her türlü nakit teminattan daha güçlüdür.
Haşr 7: İktisadi Adaletin Temel Yasası
Sermaye, sadece zenginler arasında dönen bir güç olmaktan çıkarılmalıdır. Eğer devletler, milyarlarca dolarlık altyapı, hizmet ve üretim ihalelerini halk kooperatiflerine emanet ederse, işsizlik bir sorun olmaktan çıkar. Çünkü üretim halkın elindedir, kazanç halkın cebindedir.





