İslam iktisadında servet; önce Allah’ın, sonra devletin, sonra bireyindir. Baronluk, ağalık yoktur. Herkes eşittir.Yerin 10 metre altı devletin olduğu gibi, yerin üstü de devletindir.Birey kiracıdır.En kavgasız sistem budur. Köylerde en az tartışma hazine arazilerinde olur.Bireysel tapu batıdan dünyaya yayılmış bir virüsdür. Birçok maddi-manevi hastalıkları beraberinde getirir. İnsanlarda toprak ve gayrimenkul açlığı ve koleksiyonu aşkı meydana getirir. Bu vesile ile akrabalık ilişkileri de zedelenir.Baron & Feodalite gibi toprak ağalığı kavramları oradan gelir.Abbasi devletinin en yüksek gelir kalemi hazine arazisi kiraları idi. Bu sistem Osmanlı ve Selçukluda da vardı. Şu an o sistemden devletin kasasına ciddi mânâda para girmekte.Bireye tapu, sade kira geliri ile yaşayan, risk almayan, üretmeyen bir mutlu zümre meydana getirir. Bu zümre hâlden anlamaz, empati yapamaz. Tok aç’ın halinden anlamaz sözü bunlarda vücut bulur. Bu iktisaden çıkmaz bir sokaktır. Herkes karınca kararınca çalışmalıdır. Doğanın tahrip edilmesi başta ormanların kesilerek arsa yapılması ve miras kavgaları yüzünden sosyolojik çözülme kaçınılmazdır bireye tapunun verildiği sistemde.
Asgari ücret ve emekli maaşları gelen zamlarla eridi
Türk-İş 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar, Türk-İş Konfederasyonunun çalışanların ‘geçim şartlarını’ ortaya koymak amacıyla otuz sekiz yıldan bu yana aralıksız...






