Bazı şeyleri çok hafife alıyoruz. Mesela: namaz. Mesela: gıybet. Mesela; yalan söylemek.
Halbuki kişi ile küfür arasında ince bir çizgi var o da namazı terk. Bu hadisle sabit.
Gıybet: ölü eti yemek gibidir. Bu ayetle sabit.
Hâl böyle iken neden bu boş vermişlik?
1. Hocalar müteşabih konulara çok dalıyor. Kıyamet, mehdi..vb.
2. Namaz içimden gelecek kılarım diye bir şey yok. O zaman ibadet ticaret olur.
3. Biz ibadet edince istiyoruz ki dünyalık işlerimizde bu vesile ile düzelir.
Bu yanlış bir itikad.
Bir defasında bir ateist ile tartıştık. Sordu-Madem Allah var neden beni yok etmiyor?
Cevap olarak-İnanç bir ticaret değildir yani inanmayan hemen yok edilecek inanan hemen mükafat alacak, dedik ve sustu.
İnanç Turizmine döner o zaman işler.
Bugün bir çok dua dünyevi işler için edilmekte. Bu, o güzel ibadeti küçülten bir basit niyettir.
Her ne olursa olsun namazımızı kılalım. Ne kadar günahkar olsak da kılalım.
Asgari ücret ve emekli maaşları gelen zamlarla eridi
Türk-İş 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar, Türk-İş Konfederasyonunun çalışanların ‘geçim şartlarını’ ortaya koymak amacıyla otuz sekiz yıldan bu yana aralıksız...






